acolyte kelimesinin Türkçe anlamı
acolyte İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
acolyte
US /ˈæk.əl.aɪt/
UK /ˈæk.əl.aɪt/
İsim
1.
yardımcı, kilise görevlisi
a person assisting the celebrant in a religious service or procession
Örnek:
•
The young boy served as an acolyte during the Sunday mass.
Genç çocuk pazar ayininde yardımcı olarak görev yaptı.
•
She began her religious journey as an acolyte in her local church.
Dini yolculuğuna yerel kilisesinde bir yardımcı olarak başladı.
2.
yardımcı, takipçi, mürit
a person who assists or serves a powerful leader or figure; a follower or assistant
Örnek:
•
The dictator was always surrounded by his loyal acolytes.
Diktatör her zaman sadık yardımcıları tarafından çevriliydi.
•
As a young artist, he became an acolyte of the renowned painter.
Genç bir sanatçı olarak, ünlü ressamın bir yardımcısı oldu.