adumbrate kelimesinin Türkçe anlamı

adumbrate İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

adumbrate

US /ˈædəmˌbreɪt/
UK /ˈædəmˌbreɪt/

Fiil

1.

sezdirmek, gölgelemek, taslağını çizmek

to foreshadow or symbolize vaguely

Örnek:
The early chapters of the novel adumbrate the tragic events to come.
Romanın ilk bölümleri, gelecek trajik olayları sezdirir.
The artist used dark colors to adumbrate the somber mood of the painting.
Sanatçı, tablonun kasvetli havasını sezdirmek için koyu renkler kullandı.
2.

gölgelemek, karartmak

to obscure or overshadow

Örnek:
The dense fog began to adumbrate the distant mountains.
Yoğun sis, uzaktaki dağları gölgelemeye başladı.
His past mistakes continued to adumbrate his current achievements.
Geçmişteki hataları, mevcut başarılarını gölgelemeye devam etti.