apprehension kelimesinin Türkçe anlamı

apprehension İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

apprehension

US /ˌæp.rəˈhen.ʃən/
UK /ˌæp.rɪˈhen.ʃən/
"apprehension" picture

İsim

1.

endişe, korku, kaygı

anxiety or fear that something bad or unpleasant will happen

Örnek:
•
He felt a sense of apprehension about the upcoming exam.
Yaklaşan sınav hakkında bir endişe hissetti.
•
There was widespread apprehension about the new policy.
Yeni politika hakkında yaygın bir endişe vardı.
2.

yakalama, tutuklama

the action of arresting someone

Örnek:
•
The suspect's apprehension took place after a long chase.
Şüphelinin yakalanması uzun bir kovalamacanın ardından gerçekleşti.
•
Police announced the successful apprehension of the escaped prisoner.
Polis, kaçan mahkumun başarılı bir şekilde yakalandığını duyurdu.
3.

kavrama, anlama, idrak

the understanding and grasp of something

Örnek:
•
His quick apprehension of the complex problem impressed everyone.
Karmaşık problemi hızlı kavrayışı herkesi etkiledi.
•
The lecture required careful apprehension of the new concepts.
Ders, yeni kavramların dikkatli bir şekilde kavranmasını gerektiriyordu.