"Between a rock and a hard place" kelimesinin Türkçe anlamı
"Between a rock and a hard place" İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
Between a rock and a hard place
US /bɪˈtwiːn ə rɑːk ænd ə hɑːrd pleɪs/
UK /bɪˈtwiːn ə rɒk ænd ə hɑːd pleɪs/
Deyim
iki arada bir derede kalmak, çıkmazda olmak
in a difficult situation where one has to choose between two equally unpleasant or unfavorable options
Örnek:
•
I'm between a rock and a hard place: if I take the new job, I'll have to move, but if I stay, I'll be stuck in a dead-end career.
İki arada bir derede kaldım: yeni işi kabul edersem taşınmak zorunda kalacağım, ama kalırsam çıkmaz bir kariyerde sıkışıp kalacağım.
•
The company found itself between a rock and a hard place when faced with rising costs and declining sales.
Şirket, artan maliyetler ve düşen satışlarla karşı karşıya kaldığında iki arada bir derede kaldı.