bloodless kelimesinin Türkçe anlamı
bloodless İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
bloodless
US /ˈblʌd.ləs/
UK /ˈblʌd.ləs/
Sıfat
1.
kansız, kan dökülmeden
without bloodshed or violence
Örnek:
•
The revolution was surprisingly bloodless.
Devrim şaşırtıcı bir şekilde kansızdı.
•
They hoped for a bloodless transition of power.
Kansız bir iktidar geçişi umuyorlardı.
2.
solgun, cansız, renksiz
lacking in vitality, spirit, or color; pale
Örnek:
•
Her face was bloodless with fear.
Yüzü korkudan solgundu.
•
The writing was rather bloodless and lacked passion.
Yazı oldukça cansızdı ve tutkudan yoksundu.