bodily kelimesinin Türkçe anlamı

bodily İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

bodily

US /ˈbɑː.dəl.i/
UK /ˈbɒd.əl.i/

Sıfat

bedensel, fiziksel

of or relating to the human body

Örnek:
•
He suffered severe bodily injuries in the accident.
Kazada ciddi bedensel yaralanmalar geçirdi.
•
The doctor examined her for any signs of bodily harm.
Doktor, bedensel bir zarar belirtisi olup olmadığını kontrol etti.

Zarf

bütün olarak, fiziksel olarak

as a whole body; in the body

Örnek:
•
He was lifted bodily from the chair.
Sandalyeden bütün bedeniyle kaldırıldı.
•
The heavy box was moved bodily across the room.
Ağır kutu bütün olarak odanın karşısına taşındı.