breakout kelimesinin Türkçe anlamı

breakout İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

breakout

US /ˈbreɪk.aʊt/
UK /ˈbreɪk.aʊt/

İsim

1.

salgın, patlak verme

a sudden occurrence of something unwelcome, such as a disease or war

Örnek:
•
There was a sudden breakout of measles in the community.
Toplumda aniden kızamık salgını çıktı.
•
The breakout of war caught everyone by surprise.
Savaşın patlak vermesi herkesi şaşırttı.
2.

firar, kaçış

an escape from prison

Örnek:
•
The police are searching for the prisoners after their daring breakout.
Polis, cüretkar firarlarının ardından mahkumları arıyor.
•
The movie depicted a dramatic prison breakout.
Film, dramatik bir hapishane firarını tasvir ediyordu.
3.

çıkış, büyük başarı

a sudden and significant success or emergence of a person or thing

Örnek:
•
Her debut album was a major breakout success.
İlk albümü büyük bir çıkış başarısıydı.
•
The young actor had a breakout role in the new series.
Genç oyuncu yeni dizide çıkış yapan bir role sahipti.
İlgili Kelime: