"bring into" kelimesinin Türkçe anlamı

"bring into" İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

bring into

US /brɪŋ ˈɪntuː/
UK /brɪŋ ˈɪntuː/

Deyimsel Fiil

1.

getirmek, başlatmak, neden olmak

to introduce something new or to cause something to exist

Örnek:
The new manager plans to bring into effect several changes.
Yeni yönetici birkaç değişikliği hayata geçirmeyi planlıyor.
They hope to bring into being a new era of peace.
Yeni bir barış çağını başlatmayı umuyorlar.
2.

dahil etmek, karıştırmak

to involve someone in a situation or discussion

Örnek:
We need to bring him into the conversation.
Onu sohbete dahil etmeliyiz.
Don't bring your personal feelings into this professional matter.
Kişisel duygularınızı bu profesyonel konuya karıştırmayın.