bury kelimesinin Türkçe anlamı

bury İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

bury

US /ˈber.i/
UK /ˈber.i/
"bury" picture

Fiil

1.

gömmek, saklamak

put or hide underground, in the sea, or in another place

Örnek:
•
They decided to bury the treasure on a deserted island.
Hazineleri ıssız bir adaya gömmeye karar verdiler.
•
The dog likes to bury its bones in the garden.
Köpek kemiklerini bahçeye gömmeyi sever.
2.

örtmek, gizlemek

cover (something) up so that it cannot be seen

Örnek:
•
Snow began to bury the small village.
Kar küçük köyü örtmeye başladı.
•
He tried to bury his face in his hands.
Yüzünü ellerine gömmeye çalıştı.
3.

gömmek, görmezden gelmek

deal with (a problem or difficulty) by ignoring it

Örnek:
•
She tried to bury her feelings of sadness.
Üzüntü duygularını gömmeye çalıştı.
•
He decided to bury the past and move on.
Geçmişi gömmeye ve yoluna devam etmeye karar verdi.