churn kelimesinin Türkçe anlamı

churn İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

churn

US /tʃɝːn/
UK /tʃɜːn/
"churn" picture

Fiil

1.

çalkalamak, tereyağı yapmak

to stir or mix (milk or cream) in a churn to make butter

Örnek:
•
She used an old-fashioned churn to churn butter.
Tereyağı yapmak için eski moda bir yayıcı kullandı.
•
The machine can churn large quantities of cream quickly.
Makine büyük miktarda kremayı hızla çalkalayabilir.
2.

çalkalamak, bulanmak

to move or cause to move turbulently

Örnek:
•
The waves churned the sand on the beach.
Dalgalar sahildeki kumu çalkaladı.
•
His stomach began to churn with anxiety.
Midesi endişeyle bulanmaya başladı.
3.

seri üretmek, hızla çıkarmak

to produce something in large quantities, especially quickly or mechanically

Örnek:
•
The factory can churn out thousands of units per day.
Fabrika günde binlerce birim üretebilir.
•
They churned out another romantic comedy.
Bir romantik komedi daha çıkardılar.

İsim

1.

yayıcı, tereyağı makinesi

a machine for making butter by agitating milk or cream

Örnek:
•
The old wooden churn sat in the corner of the dairy.
Eski ahşap yayıcı süt ürünleri dükkanının köşesinde duruyordu.
•
He poured the cream into the churn.
Kremayı yayıcıya döktü.
Eş Anlamlı:
2.

karmaşa, kayıp

a state of agitation or turbulent motion

Örnek:
•
The market was in a constant churn of activity.
Piyasa sürekli bir faaliyet karmaşası içindeydi.
•
There's a lot of customer churn in this industry.
Bu sektörde çok fazla müşteri kaybı var.