conciliate kelimesinin Türkçe anlamı
conciliate İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
conciliate
US /kənˈsɪl.i.eɪt/
UK /kənˈsɪl.i.eɪt/
Fiil
1.
uzlaştırmak, yatıştırmak, barıştırmak
to stop someone from being angry or discontented; placate; pacify
Örnek:
•
It is difficult to conciliate the warring factions without a neutral mediator.
Tarafları tarafsız bir arabulucu olmadan uzlaştırmak zordur.
•
He tried to conciliate his angry wife with flowers and apologies.
Kızgın karısını çiçekler ve özürlerle yatıştırmaya çalıştı.
2.
gönlünü kazanmak, elde etmek
to gain (as goodwill) by pleasing acts
Örnek:
•
The company tried to conciliate its customers by offering discounts and better service.
Şirket, indirimler ve daha iyi hizmet sunarak müşterilerinin gönlünü almaya çalıştı.
•
Her friendly demeanor helped to conciliate the new employees.
Dostane tavrı, yeni çalışanların gönlünü kazanmaya yardımcı oldu.
İlgili Kelime: