crinkles kelimesinin Türkçe anlamı
crinkles İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
crinkles
US /ˈkrɪŋ.kəlz/
UK /ˈkrɪŋ.kəlz/
İsim
kırışıklıklar, buruşukluklar
small lines or folds in something, especially in skin or paper
Örnek:
•
The old man's face was full of crinkles around his eyes.
Yaşlı adamın yüzü gözlerinin etrafındaki kırışıklıklarla doluydu.
•
She smoothed out the crinkles in the map.
Haritadaki kırışıklıkları düzeltti.
Fiil
kırışmak, buruşmak
to form small lines or folds in something; to become full of crinkles
Örnek:
•
Her eyes crinkled at the corners when she smiled.
Gülümsediğinde gözlerinin kenarları kırıştı.
•
The paper crinkled as I folded it.
Katladığımda kağıt buruştu.
İlgili Kelime: