crook kelimesinin Türkçe anlamı

crook İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

crook

US /krʊk/
UK /krʊk/

İsim

1.

dolandırıcı, suçlu

a person who is dishonest or a criminal

Örnek:
•
The police finally caught the crook who had been stealing from the shops.
Polis sonunda dükkanlardan hırsızlık yapan dolandırıcıyı yakaladı.
•
He's a real crook, always trying to cheat people out of their money.
O tam bir dolandırıcı, her zaman insanları paralarından etmek için kandırmaya çalışır.
2.

çoban değneği, baston

a long staff with a hook at one end, used by shepherds

Örnek:
•
The shepherd used his crook to guide the sheep.
Çoban, koyunları yönlendirmek için çoban değneğini kullandı.
•
He leaned on his walking crook as he walked through the fields.
Tarlalarda yürürken bastonuna dayandı.

Fiil

bükmek, eğmek

to bend or cause to bend

Örnek:
•
He had to crook his finger to reach the small button.
Küçük düğmeye ulaşmak için parmağını bükmek zorunda kaldı.
•
The old man would often crook his arm for his wife to lean on.
Yaşlı adam sık sık karısının yaslanması için kolunu bükerdi.

Sıfat

eğri, bükülmüş

bent or curved

Örnek:
•
The old man had a crook back from years of hard labor.
Yaşlı adamın yıllarca süren ağır işlerden dolayı eğri bir sırtı vardı.
•
The path was crook and winding through the forest.
Yol ormanın içinden eğri ve dolambaçlıydı.