crossroads kelimesinin Türkçe anlamı
crossroads İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
crossroads
US /ˈkrɑːs.roʊdz/
UK /ˈkrɒs.rəʊdz/
Çoğul İsim
1.
kavşak, yol ayrımı
a place where two or more roads meet or intersect
Örnek:
•
We stopped at the crossroads to check the map.
Haritayı kontrol etmek için kavşakta durduk.
•
The accident happened right at the busy crossroads.
Kaza tam da işlek kavşakta meydana geldi.
2.
dönüm noktası, kavşak
a point at which a crucial decision must be made that will have far-reaching consequences
Örnek:
•
The company is at a crossroads, facing major decisions about its future.
Şirket, geleceği hakkında önemli kararlar almak zorunda olduğu bir dönüm noktasında.
•
After graduation, many young people find themselves at a personal crossroads.
Mezuniyetten sonra birçok genç kendini kişisel bir dönüm noktasında bulur.
İlgili Kelime: