cruising kelimesinin Türkçe anlamı

cruising İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

cruising

US /ˈkruː.zɪŋ/
UK /ˈkruː.zɪŋ/

İsim

1.

gemi seyahati, seyir

a journey on a ship or boat for pleasure, especially one that visits several places

Örnek:
•
They went on a Caribbean cruising holiday.
Karayipler'de bir gemi seyahati tatiline çıktılar.
•
The company offers luxury river cruising packages.
Şirket lüks nehir gezisi paketleri sunuyor.
2.

dolaşma, gezinti

the activity of driving around in a car without a particular destination, especially for pleasure or to look for something/someone

Örnek:
•
Teenagers often spend their evenings cruising the main street.
Gençler akşamlarını genellikle ana caddede dolaşarak geçirirler.
•
He enjoys late-night cruising with his friends.
Arkadaşlarıyla gece gezintisi yapmaktan hoşlanır.

Sıfat

seyir halinde, kolayca ilerleyen

moving or progressing easily and smoothly

Örnek:
•
The car was cruising along the highway at a steady speed.
Araba otoyolda sabit bir hızla ilerliyordu.
•
After a slow start, the team is now cruising towards victory.
Yavaş bir başlangıcın ardından takım şimdi zafere doğru ilerliyor.