crying kelimesinin Türkçe anlamı
crying İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
crying
US /ˈkraɪ.ɪŋ/
UK /ˈkraɪ.ɪŋ/
Sıfat
utanç verici, çok yazık
needing attention or action urgently
Örnek:
•
The state of the roads is a crying shame.
Yolların durumu utanç verici bir durum.
•
It's a crying shame that such talent is wasted.
Böyle bir yeteneğin boşa gitmesi çok yazık.
İsim
ağlama, gözyaşı
the act of shedding tears, typically as an expression of distress, pain, or sorrow
Örnek:
•
Her constant crying worried her parents.
Sürekli ağlaması ailesini endişelendirdi.
•
The baby's crying woke everyone up.
Bebeğin ağlaması herkesi uyandırdı.
Fiil
ağlamak, bağırmak
present participle of cry
Örnek:
•
She was crying silently in her room.
Odasında sessizce ağlıyordu.
•
The baby started crying when he was hungry.
Bebek acıktığında ağlamaya başladı.