deepen kelimesinin Türkçe anlamı

deepen İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

deepen

US /ˈdiː.pən/
UK /ˈdiː.pən/
"deepen" picture

Fiil

1.

derinleştirmek, derinleşmek

to make or become deep or deeper

Örnek:
•
The workers had to deepen the well to reach more water.
İşçiler daha fazla suya ulaşmak için kuyuyu derinleştirmek zorunda kaldılar.
•
The shadows deepened as the sun went down.
Güneş batarken gölgeler koyulaştı.
2.

derinleştirmek, pekiştirmek

to make a feeling or situation more intense or serious

Örnek:
•
The crisis only served to deepen the divisions within the party.
Kriz sadece parti içindeki bölünmeleri derinleştirmeye yaradı.
•
Their shared experiences helped to deepen their friendship.
Ortak deneyimleri dostluklarını derinleştirmeye yardımcı oldu.
İlgili Kelime: