dilatory kelimesinin Türkçe anlamı

dilatory İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

dilatory

US /ˈdɪl.ə.tɔːr.i/
UK /ˈdɪl.ə.tər.i/
"dilatory" picture

Sıfat

1.

yavaş, geciktirici

slow to act

Örnek:
•
The government has been dilatory in responding to the crisis.
Hükümet krize müdahalede yavaş davrandı.
•
His dilatory habits caused him to miss the deadline.
Geciktirici alışkanlıkları son teslim tarihini kaçırmasına neden oldu.
2.

geciktirici, erteleyici

intended to cause delay

Örnek:
•
The lawyer used dilatory tactics to postpone the trial.
Avukat, duruşmayı ertelemek için geciktirici taktikler kullandı.
•
The committee's dilatory actions frustrated the progress of the bill.
Komitenin geciktirici eylemleri yasa tasarısının ilerlemesini engelledi.