dullness kelimesinin Türkçe anlamı
dullness İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
dullness
US /ˈdʌl.nəs/
UK /ˈdʌl.nəs/
İsim
1.
sıkıcılık, donukluk
the quality of being uninteresting or boring
Örnek:
•
The dullness of the lecture made it hard to stay awake.
Dersin sıkıcılığı uyanık kalmayı zorlaştırdı.
•
He complained about the dullness of his daily routine.
Günlük rutininin sıkıcılığından şikayet etti.
2.
keskin olmama, donukluk
lack of sharpness or brightness
Örnek:
•
The dullness of the knife made it difficult to cut the vegetables.
Bıçağın keskin olmaması sebzeleri kesmeyi zorlaştırdı.
•
The dullness of the old painting was due to layers of dirt.
Eski tablonun donukluğu kir tabakalarından kaynaklanıyordu.
3.
donukluk, anlayışsızlık
slowness of understanding or thought
Örnek:
•
His intellectual dullness made it hard for him to grasp complex concepts.
Entelektüel donukluğu, karmaşık kavramları kavramasını zorlaştırdı.
•
The teacher noted the student's occasional dullness in class discussions.
Öğretmen, öğrencinin sınıf tartışmalarındaki ara sıra görülen donukluğunu fark etti.
İlgili Kelime: