dully kelimesinin Türkçe anlamı
dully İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
dully
US /ˈdʌl.li/
UK /ˈdʌl.li/
Zarf
1.
donukça, körelmiş bir şekilde, sıkıcı bir şekilde
in a dull manner; without brightness, sharpness, or vividness
Örnek:
•
The old painting hung dully on the wall, its colors faded with time.
Eski tablo duvarda donukça asılı duruyordu, renkleri zamanla solmuştu.
•
The knife cut dully through the tough meat, requiring more effort than usual.
Bıçak sert eti körelmiş bir şekilde kesiyordu, normalden daha fazla çaba gerektiriyordu.
2.
donukça, sıkıcı bir şekilde, ilgisizce
without interest or excitement; in a boring way
Örnek:
•
He stared dully at the blank wall, lost in thought.
Boş duvara donukça baktı, düşüncelere dalmıştı.
•
The speaker delivered his speech dully, failing to engage the audience.
Konuşmacı konuşmasını sıkıcı bir şekilde yaptı, dinleyicileri etkileyemedi.