ease kelimesinin Türkçe anlamı

ease İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

ease

US /iːz/
UK /iːz/
"ease" picture

İsim

1.

kolaylık, rahatlık

absence of difficulty or effort

Örnek:
•
He passed the exam with ease.
Sınavı kolaylıkla geçti.
•
The software is designed for ease of use.
Yazılım, kullanım kolaylığı için tasarlanmıştır.
2.

rahatlık, huzur

freedom from anxiety or discomfort

Örnek:
•
He felt a sense of ease after confessing his secret.
Sırrını itiraf ettikten sonra bir rahatlama hissetti.
•
The doctor's words brought her great ease.
Doktorun sözleri ona büyük bir rahatlık verdi.
Zıt Anlamlı:

Fiil

1.

hafifletmek, yatıştırmak

make (something unpleasant or difficult) less severe, serious, or painful

Örnek:
•
The new policies will ease the burden on small businesses.
Yeni politikalar küçük işletmelerin yükünü hafifletecek.
•
She took a painkiller to ease her headache.
Baş ağrısını hafifletmek için ağrı kesici aldı.
2.

yavaşça hareket ettirmek, dikkatlice yerleştirmek

move or be moved with care or gradually

Örnek:
•
He tried to ease the heavy box into the car.
Ağır kutuyu arabaya yavaşça sokmaya çalıştı.
•
The car began to ease forward slowly.
Araba yavaşça ileri doğru hareket etmeye başladı.
Eş Anlamlı: