exquisite kelimesinin Türkçe anlamı

exquisite İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

exquisite

US /ɪkˈskwɪz.ɪt/
UK /ɪkˈskwɪz.ɪt/
"exquisite" picture

Sıfat

1.

enfes, zarif, narin

extremely beautiful and delicate

Örnek:
•
The painting was an exquisite work of art.
Tablo enfes bir sanat eseriydi.
•
She wore an exquisite diamond necklace.
Enfes bir pırlanta kolye takıyordu.
2.

şiddetli, yoğun, derin

intensely felt

Örnek:
•
He felt an exquisite pain in his leg.
Bacağında şiddetli bir ağrı hissetti.
•
The music brought him exquisite pleasure.
Müzik ona enfes bir zevk verdi.
İlgili Kelime: