flashpoint kelimesinin Türkçe anlamı

flashpoint İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

flashpoint

US /ˈflæʃ.pɔɪnt/
UK /ˈflæʃ.pɔɪnt/

İsim

1.

gerilim noktası, ateşleme noktası

a point at which a dangerous or difficult situation is likely to worsen suddenly

Örnek:
The border dispute became a dangerous flashpoint between the two nations.
Sınır anlaşmazlığı iki ülke arasında tehlikeli bir gerilim noktası haline geldi.
The city's high unemployment rate is a potential flashpoint for social unrest.
Şehrin yüksek işsizlik oranı, sosyal huzursuzluk için potansiyel bir gerilim noktasıdır.
2.

parlama noktası

the lowest temperature at which a liquid can form an ignitable mixture in air near its surface

Örnek:
Gasoline has a very low flashpoint, making it highly flammable.
Benzinin parlama noktası çok düşüktür, bu da onu oldukça yanıcı yapar.
Safety regulations require careful handling of liquids with low flashpoints.
Güvenlik düzenlemeleri, düşük parlama noktasına sahip sıvıların dikkatli kullanılmasını gerektirir.