flinging kelimesinin Türkçe anlamı

flinging İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

flinging

US /ˈflɪŋɪŋ/
UK /ˈflɪŋɪŋ/

Fiil

1.

fırlatmak, savurmak

throwing or hurling forcefully

Örnek:
He was flinging stones into the river.
Nehre taş fırlatıyordu.
The child was flinging toys around the room.
Çocuk odanın her yerine oyuncak fırlatıyordu.
2.

hızla atmak, dikkatsizce göndermek

moving or sending quickly and carelessly

Örnek:
She was flinging her clothes into the suitcase.
Kıyafetlerini bavula fırlatıyordu.
The door came flinging open.
Kapı hızla açıldı.