forced kelimesinin Türkçe anlamı
forced İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
forced
US /fɔːrst/
UK /fɔːst/
Sıfat
1.
zoraki, mecburi
done or produced with effort, not naturally or spontaneously
Örnek:
•
He gave a forced smile, trying to hide his disappointment.
Hayal kırıklığını gizlemeye çalışarak zoraki bir gülümseme attı.
•
The conversation felt a bit forced and unnatural.
Konuşma biraz zorlama ve doğal değildi.
2.
zorla, mecburi
obtained or imposed by force
Örnek:
•
The prisoners were subjected to forced labor.
Mahkumlar zorunlu çalışmaya tabi tutuldu.
•
They made a forced entry into the building.
Binaya zorla girdiler.
İlgili Kelime: