ford kelimesinin Türkçe anlamı
ford İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
ford
US /fɔːrd/
UK /fɔːd/
İsim
geçit
a shallow place in a river or stream allowing one to walk or drive across
Örnek:
•
The travelers crossed the river at the shallow ford.
Gezginler sığ geçitten nehri geçti.
•
They had to find a safe ford to continue their journey.
Yolculuklarına devam etmek için güvenli bir geçit bulmaları gerekiyordu.
Fiil
geçmek
to cross a river or stream at a shallow place
Örnek:
•
We decided to ford the river rather than take the long bridge.
Uzun köprüyü kullanmak yerine nehri geçmeye karar verdik.
•
The horses were trained to ford streams safely.
Atlar dereleri güvenli bir şekilde geçmek için eğitilmişti.
Ticari Marka
Ford
an American multinational automaker, founded by Henry Ford
Örnek:
•
My first car was a classic Ford Mustang.
İlk arabam klasik bir Ford Mustang'di.
•
The company announced a new line of electric Ford trucks.
Şirket, yeni bir elektrikli Ford kamyon serisi duyurdu.