freshening kelimesinin Türkçe anlamı
freshening İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
freshening
US /ˈfrɛʃ.nɪŋ/
UK /ˈfrɛʃ.nɪŋ/
İsim
havalandırma, tazeleme
the act of making something fresh or newer
Örnek:
•
The room needed a good freshening up after the party.
Partiden sonra odanın iyi bir havalandırmaya ihtiyacı vardı.
•
A quick freshening of the paint made the old fence look new.
Hızlı bir boya tazeleme, eski çitin yeni gibi görünmesini sağladı.
Sıfat
ferahlatıcı, tazeleyici
making something fresh or renewed
Örnek:
•
The cool breeze had a freshening effect on the hot afternoon.
Serin esinti, sıcak öğleden sonra ferahlatıcı bir etki yarattı.
•
She used a freshening spray to revitalize her hair.
Saçlarını canlandırmak için ferahlatıcı bir sprey kullandı.
İlgili Kelime: