fueled kelimesinin Türkçe anlamı

fueled İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

fueled

US /fjuːld/
UK /fjuːəld/

Geçmiş Zaman Ortacı

1.

yakıtlı, yakıt doldurulmuş

supplied with fuel

Örnek:
•
The car was fully fueled for the long journey.
Araba uzun yolculuk için tamamen yakıt doldurulmuştu.
•
The aircraft was fueled and ready for takeoff.
Uçak yakıt doldurulmuş ve kalkışa hazırdı.
2.

körüklenmiş, tetiklenmiş

sustained or intensified (a feeling, argument, or course of action)

Örnek:
•
His anger was fueled by injustice.
Öfkesi adaletsizlikle körüklenmişti.
•
The debate was fueled by strong opinions from both sides.
Tartışma her iki tarafın güçlü görüşleriyle körüklenmişti.