"go round" kelimesinin Türkçe anlamı

"go round" İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

go round

US /ɡoʊ raʊnd/
UK /ɡəʊ raʊnd/

Deyimsel Fiil

1.

yeterli olmak, dağıtılmak

to be enough for everyone to have a share

Örnek:
There aren't enough sandwiches to go round.
Herkese yetecek kadar sandviç yok.
Is there enough cake to go round?
Herkese yetecek kadar pasta var mı?
2.

gezmek, dolaşmak

to visit a place or a series of places

Örnek:
Let's go round the museum before it closes.
Kapanmadan önce müzeyi gezelim.
We decided to go round the town and see the sights.
Şehri gezip görülecek yerleri görmeye karar verdik.
3.

uğramak, ziyaret etmek

to visit someone's house

Örnek:
I'll go round to Sarah's place later.
Daha sonra Sarah'ın evine gideceğim.
Why don't you go round and see if she's home?
Neden gidip evde olup olmadığını kontrol etmiyorsun?
4.

etrafından dolaşmak, kaçınmak

to avoid something by moving around it

Örnek:
We had to go round the fallen tree on the road.
Yoldaki devrilmiş ağacın etrafından dolaşmak zorunda kaldık.
The path was blocked, so we had to go round the long way.
Yol kapalıydı, bu yüzden uzun yoldan dolaşmak zorunda kaldık.