growing kelimesinin Türkçe anlamı

growing İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

growing

US /ˈɡroʊ.ɪŋ/
UK /ˈɡrəʊ.ɪŋ/

Sıfat

artan, büyüyen

increasing in size, amount, or intensity

Örnek:
The company is experiencing growing demand for its products.
Şirket, ürünlerine yönelik artan bir talep yaşıyor.
There is a growing concern about climate change.
İklim değişikliği konusunda artan bir endişe var.

Fiil

büyüyen, yetiştiren, artan

present participle of 'grow'

Örnek:
The plants are growing quickly in the sunlight.
Bitkiler güneş ışığında hızla büyüyor.
He is growing a beard for the first time.
İlk kez sakal bırakıyor.