hone kelimesinin Türkçe anlamı

hone İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

hone

US /hoʊn/
UK /həʊn/
"hone" picture

Fiil

1.

bilemek, keskinleştirmek

to sharpen (a blade)

Örnek:
•
He used a whetstone to hone the edge of his knife.
Bıçağının kenarını bilemek için biley taşı kullandı.
•
The barber carefully honed his razor before shaving.
Berber tıraş etmeden önce usturasını dikkatlice biledi.
2.

geliştirmek, mükemmelleştirmek, iyileştirmek

to refine or perfect (something) over a period of time

Örnek:
•
She spent years honing her skills as a painter.
Ressamlık becerilerini geliştirmek için yıllarını harcadı.
•
The team needs to hone their strategy before the big game.
Takımın büyük maçtan önce stratejilerini geliştirmesi gerekiyor.

İsim

bileme taşı, biley

a sharpening stone, especially one of fine grain

Örnek:
•
He kept a small hone in his toolkit for quick touch-ups.
Hızlı rötuşlar için alet çantasında küçük bir bileme taşı bulunduruyordu.
•
The chef always used a fine-grained hone to keep his knives razor-sharp.
Şef, bıçaklarını jilet gibi keskin tutmak için her zaman ince taneli bir bileme taşı kullanırdı.
İlgili Kelime: