intrigue kelimesinin Türkçe anlamı

intrigue İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

intrigue

US /ɪnˈtriːɡ/
UK /ɪnˈtriːɡ/

Fiil

1.

meraklandırmak, büyülemek

to arouse the curiosity or interest of; fascinate

Örnek:
•
The mystery of the old house began to intrigue him.
Eski evin gizemi onu meraklandırmaya başladı.
•
Her unusual story intrigued everyone at the party.
Onun sıra dışı hikayesi partideki herkesi meraklandırdı.
2.

entrika çevirmek, komplo kurmak

to make secret plans to harm or deceive someone

Örnek:
•
The courtiers began to intrigue against the new queen.
Saray mensupları yeni kraliçeye karşı entrika çevirmeye başladılar.
•
They were accused of intriguing with foreign powers.
Yabancı güçlerle entrika çevirmekle suçlandılar.

İsim

1.

entrika, komplo

a secret plot or scheme

Örnek:
•
The novel is full of political intrigue and betrayal.
Roman, siyasi entrika ve ihanetle dolu.
•
The story involves a complex web of love and intrigue.
Hikaye, karmaşık bir aşk ve entrika ağı içeriyor.
2.

çekicilik, gizem

the quality of being very interesting because of being unusual or mysterious

Örnek:
•
The painting had a certain intrigue that drew viewers in.
Tablonun izleyicileri çeken belirli bir çekiciliği vardı.
•
The old castle held an air of historical intrigue.
Eski kale, tarihi bir gizem havası taşıyordu.