kleptomaniac kelimesinin Türkçe anlamı
kleptomaniac İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
kleptomaniac
US /ˌklep.toʊˈmeɪ.ni.æk/
UK /ˌklep.təˈmeɪ.ni.æk/
İsim
kleptoman
a person who suffers from kleptomania, an irresistible impulse to steal, especially without economic motive
Örnek:
•
The police suspected he was a kleptomaniac after he was caught stealing items he didn't need.
İhtiyacı olmayan eşyaları çalarken yakalandıktan sonra polis onun bir kleptoman olduğundan şüphelendi.
•
A true kleptomaniac steals not for profit, but due to an uncontrollable urge.
Gerçek bir kleptoman kâr için değil, kontrol edilemez bir dürtü yüzünden çalar.
Sıfat
kleptomanik
relating to or suffering from kleptomania
Örnek:
•
She has a kleptomaniac tendency to take small, unnecessary items.
Küçük, gereksiz eşyaları alma konusunda kleptomanik bir eğilimi var.
•
His actions were described as purely kleptomaniac, lacking any logical motive.
Eylemleri, herhangi bir mantıksal motivasyondan yoksun, tamamen kleptomanik olarak tanımlandı.