"let out" kelimesinin Türkçe anlamı

"let out" İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

let out

US /lɛt aʊt/
UK /lɛt aʊt/

Deyimsel Fiil

1.

dışarı çıkarmak, serbest bırakmak

to allow (a person or animal) to leave a place

Örnek:
Can you let out the dog before you leave?
Gitmeden önce köpeği dışarı çıkarabilir misin?
The teacher let the students out early today.
Öğretmen bugün öğrencileri erken çıkardı.
2.

genişletmek, büyütmek

to make (a garment) larger

Örnek:
I need to let out the waist of these trousers.
Bu pantolonun belini genişletmem gerekiyor.
She had to let out her dress after gaining weight.
Kilo aldıktan sonra elbisesini genişletmek zorunda kaldı.
3.

çıkarmak, yükseltmek

to make (a sound) or utter (a cry)

Örnek:
She let out a gasp of surprise.
Şaşkınlıkla bir nefes verdi.
The dog let out a loud bark.
Köpek yüksek sesle havladı.
4.

açığa vurmak, ifşa etmek

to reveal (a secret)

Örnek:
Don't let out my secret!
Sırrımı açığa çıkarma!
He accidentally let out the news about their engagement.
Nişan haberini yanlışlıkla açığa vurdu.