marionette kelimesinin Türkçe anlamı

marionette İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

marionette

US /ˌmer.i.əˈnet/
UK /ˌmær.i.əˈnet/

İsim

1.

kukla, ip kukla

a puppet worked from above by strings attached to its limbs

Örnek:
•
The puppeteer skillfully manipulated the marionette, making it dance across the stage.
Kuklacı, kuklayı ustaca hareket ettirerek sahnede dans ettirdi.
•
The children were fascinated by the colorful marionettes in the puppet show.
Çocuklar kukla gösterisindeki renkli kuklalara hayran kaldılar.
2.

kukla, oyuncak

a person who is easily manipulated or controlled by others

Örnek:
•
He was a mere marionette in the hands of the powerful politician.
Güçlü politikacının elinde sadece bir kuklaydı.
•
She felt like a marionette, her actions dictated by her overbearing boss.
Kendini bir kukla gibi hissediyordu, hareketleri baskıcı patronu tarafından dikte ediliyordu.