muddy kelimesinin Türkçe anlamı

muddy İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

muddy

US /ˈmʌd.i/
UK /ˈmʌd.i/
"muddy" picture

Sıfat

1.

çamurlu, balçıklı

covered in or full of mud

Örnek:
•
After the rain, the path became very muddy.
Yağmurdan sonra yol çok çamurlu oldu.
•
His boots were completely muddy from walking through the fields.
Tarlalar arasında yürüdüğü için botları tamamen çamurluydu.
2.

bulanık, donuk

(of water or color) not clear or bright

Örnek:
•
The river water was very muddy after the storm.
Fırtınadan sonra nehir suyu çok bulanıktı.
•
The painting used a lot of dark, muddy colors.
Resimde çok sayıda koyu, bulanık renk kullanılmıştı.
3.

belirsiz, karmaşık

(of a situation or idea) unclear or confused

Örnek:
•
The legal situation was quite muddy, making it hard to decide.
Hukuki durum oldukça belirsizdi, bu da karar vermeyi zorlaştırıyordu.
•
His explanation was so muddy that no one understood it.
Açıklaması o kadar belirsizdi ki kimse anlamadı.

Fiil

1.

çamurlamak, balçıkla kaplamak

to make something covered in or full of mud

Örnek:
•
The children muddied their clothes playing in the garden.
Çocuklar bahçede oynarken kıyafetlerini çamurladı.
•
He accidentally muddied the clean floor with his wet shoes.
Islak ayakkabılarıyla yanlışlıkla temiz zemini çamurladı.
2.

bulanıklaştırmak, belirsizleştirmek

to make something unclear or confused

Örnek:
•
His poor explanation only served to muddy the waters further.
Kötü açıklaması sadece durumu daha da bulanıklaştırdı.
•
Don't try to muddy the issue with irrelevant details.
Konuyu alakasız detaylarla bulanıklaştırmaya çalışma.