nagging kelimesinin Türkçe anlamı
nagging İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
nagging
US /ˈnæɡ.ɪŋ/
UK /ˈnæɡ.ɪŋ/
Sıfat
1.
dırdırcı, rahatsız edici
continuously complaining or criticizing in an annoying way
Örnek:
•
I'm tired of her constant nagging about my messy room.
Dağınık odam hakkında sürekli dırdır etmesinden bıktım.
•
He has a nagging wife who always tells him what to do.
Her zaman ne yapması gerektiğini söyleyen dırdırcı bir karısı var.
2.
içini kemiren, sürekli
persisting and causing continuous worry or pain
Örnek:
•
He had a nagging feeling that he had forgotten something important.
Önemli bir şeyi unuttuğuna dair içini kemiren bir hissi vardı.
•
The old injury caused him a nagging pain in his knee.
Eski yarası dizinde sürekli bir ağrıya neden oluyordu.
İsim
dırdır, şikayet
the act of continuously complaining or criticizing someone in an annoying way
Örnek:
•
I can't stand her constant nagging.
Onun sürekli dırdırını çekemem.
•
His mother's nagging eventually convinced him to clean his room.
Annesinin dırdırı sonunda onu odasını temizlemeye ikna etti.