nearsighted kelimesinin Türkçe anlamı

nearsighted İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

nearsighted

US /ˌnɪrˈsaɪ.t̬ɪd/
UK /ˌnɪəˈsaɪ.tɪd/

Sıfat

1.

miyop, uzağı göremeyen

able to see things clearly only if they are close to your eyes

Örnek:
She's very nearsighted and needs glasses to see distant objects.
Çok miyop ve uzaktaki nesneleri görmek için gözlüğe ihtiyacı var.
Without his contact lenses, he's practically blind because he's so nearsighted.
Kontakt lensleri olmadan, çok miyop olduğu için neredeyse kör.
2.

dar görüşlü, ileriyi göremeyen

lacking imagination or foresight; not thinking about the future

Örnek:
Their decision to cut funding for research was very nearsighted.
Araştırma fonlarını kesme kararları çok dar görüşlüydü.
A truly great leader is never nearsighted; they always plan for the long term.
Gerçekten büyük bir lider asla dar görüşlü değildir; her zaman uzun vadeli planlar yapar.