onboard kelimesinin Türkçe anlamı

onboard İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

onboard

US /ɑːnˈbɔːrd/
UK /ɒnˈbɔːd/
"onboard" picture

Sıfat

1.

gemide, uçakta

on a ship, aircraft, or other vehicle

Örnek:
•
All passengers are now onboard.
Tüm yolcular şimdi gemide.
•
The crew welcomed us onboard.
Mürettebat bizi gemide karşıladı.
2.

dahili, yerleşik

as part of a larger system or device

Örnek:
•
The car has an onboard navigation system.
Arabanın dahili bir navigasyon sistemi var.
•
The computer has onboard graphics.
Bilgisayarın dahili grafikleri var.

Fiil

işe almak, bünyesine katmak

to bring a person or group into an organization or team

Örnek:
•
We need to onboard new employees quickly.
Yeni çalışanları hızlıca işe almalıyız.
•
The company is looking to onboard several new clients next quarter.
Şirket, gelecek çeyrekte birkaç yeni müşteriyi bünyesine katmayı hedefliyor.

Zarf

gemide, araçta

on a ship, aircraft, or other vehicle

Örnek:
•
The captain welcomed everyone onboard.
Kaptan herkesi gemide karşıladı.
•
Once you are onboard, you can relax.
Gemide olduğunuzda rahatlayabilirsiniz.
Eş Anlamlı:
İlgili Kelime: