parliamentarian kelimesinin Türkçe anlamı
parliamentarian İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
parliamentarian
US /ˌpɑːr.lə.menˈter.i.ən/
UK /ˌpɑː.lɪ.menˈteə.ri.ən/
İsim
1.
parlamenter, milletvekili
a member of a parliament
Örnek:
•
The veteran parliamentarian delivered a powerful speech.
Kıdemli parlamenter güçlü bir konuşma yaptı.
•
She was elected as a parliamentarian for her district.
Kendi bölgesinden parlamenter olarak seçildi.
2.
parlamenter, parlamento usul uzmanı
an expert in parliamentary procedure
Örnek:
•
The meeting ran smoothly thanks to the skilled parliamentarian.
Toplantı, yetenekli parlamenter sayesinde sorunsuz geçti.
•
He consulted the parliamentarian on the correct way to introduce the motion.
Önergeyi sunmanın doğru yolu hakkında parlamentere danıştı.