paying kelimesinin Türkçe anlamı

paying İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

paying

US /ˈpeɪ.ɪŋ/
UK /ˈpeɪ.ɪŋ/

Fiil

1.

ödemek

to give money to someone for goods or services

Örnek:
•
I need to start paying my bills on time.
Faturalarımı zamanında ödemeye başlamam gerekiyor.
•
Are you paying with cash or card?
Nakit mi yoksa kartla mı ödüyorsunuz?
2.

dikkat etmek, ziyaret etmek

to give someone a visit or attention

Örnek:
•
He's always paying attention to details.
Her zaman detaylara dikkat ediyor.
•
We'll be paying a visit to our relatives next month.
Gelecek ay akrabalarımızı ziyaret edeceğiz.

Sıfat

kazançlı, faydalı

yielding a profit or benefit

Örnek:
•
It's a highly paying job.
Çok kazançlı bir iş.
•
Investing in education is always paying in the long run.
Eğitime yatırım yapmak uzun vadede her zaman kazançlıdır.