placed kelimesinin Türkçe anlamı
placed İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
placed
US /pleɪst/
UK /pleɪst/
Geçmiş Zaman
1.
koydu, yerleştirdi
put in a particular position
Örnek:
•
She placed the book on the table.
Kitabı masanın üzerine koydu.
•
He carefully placed the fragile vase on the shelf.
Kırılgan vazoyu dikkatlice rafa yerleştirdi.
2.
tanımlamak, hatırlamak
identified or remembered someone or something
Örnek:
•
I couldn't quite place her accent.
Aksanını tam olarak çözemedim.
•
I know his face, but I can't place him.
Yüzünü biliyorum ama onu yerleştiremiyorum.
Sıfat
yerleştirilmiş, konulmuş
having been put in a particular position
Örnek:
•
The carefully placed flowers brightened the room.
Özenle yerleştirilmiş çiçekler odayı aydınlattı.
•
The strategically placed cameras monitored the entire area.
Stratejik olarak yerleştirilmiş kameralar tüm alanı izledi.
İlgili Kelime: