prodigal kelimesinin Türkçe anlamı
prodigal İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
prodigal
US /ˈprɑː.dɪ.ɡəl/
UK /ˈprɒd.ɪ.ɡəl/
Sıfat
1.
müsrif, savurgan
spending money or resources freely and recklessly; wastefully extravagant
Örnek:
•
The prodigal son quickly squandered his inheritance.
Müsrif oğul mirasini çabucak harcadı.
•
Her prodigal spending habits led to financial ruin.
Onun müsrif harcama alışkanlıkları mali yıkıma yol açtı.
2.
cömert, bereketli
having or giving something on a lavish scale
Örnek:
•
Nature is prodigal with her gifts.
Doğa armağanlarında cömerttir.
•
The land was prodigal in its yield of crops.
Toprak mahsul veriminde bereketliydi.
İsim
müsrif, savurgan
a person who spends money in a recklessly extravagant way
Örnek:
•
He returned home a repentant prodigal.
Pişman bir müsrif olarak eve döndü.
•
The family worried about their son, the notorious prodigal.
Aile, kötü şöhretli müsrif oğulları için endişeleniyordu.