prosaic kelimesinin Türkçe anlamı

prosaic İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

prosaic

US /proʊˈzeɪ.ɪk/
UK /prəˈzeɪ.ɪk/

Sıfat

1.

düzyazısal, şiirsel olmayan

having the style or diction of prose; lacking poetic beauty

Örnek:
His writing style was often criticized for being too prosaic and uninspired.
Yazım tarzı genellikle çok düzyazısal ve ilhamsız olduğu için eleştirildi.
The poet transformed the prosaic details of everyday life into beautiful verses.
Şair, günlük hayatın düzyazısal ayrıntılarını güzel dizelere dönüştürdü.
2.

sıradan, romantik olmayan

commonplace or unromantic

Örnek:
Their marriage had become rather prosaic over the years, lacking excitement.
Evlilikleri yıllar içinde oldukça sıradan hale gelmiş, heyecandan yoksundu.
He found the daily routine of his job to be utterly prosaic.
İşinin günlük rutinini tamamen sıradan buldu.