quenching kelimesinin Türkçe anlamı

quenching İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

quenching

US /ˈkwɛn.tʃɪŋ/
UK /ˈkwɛn.tʃɪŋ/

Fiil

1.

gidermek, söndürmek

satisfy (one's thirst) by drinking

Örnek:
•
He took a long drink of water, finally quenching his thirst.
Uzun bir yudum su içti, sonunda susuzluğunu giderdi.
•
The cold lemonade was perfect for quenching our thirst on a hot day.
Soğuk limonata sıcak bir günde susuzluğumuzu gidermek için mükemmeldi.
2.

söndürmek, bastırmak

extinguish (a fire)

Örnek:
•
The firefighters worked quickly, quenching the flames before they spread.
İtfaiyeciler hızla çalışarak alevler yayılmadan önce onları söndürdü.
•
Water is often used for quenching small fires.
Su genellikle küçük yangınları söndürmek için kullanılır.
3.

bastırmak, dindirmek

suppress (a feeling, especially an unwelcome one)

Örnek:
•
She tried to quench her anger, but it was too strong.
Öfkesini bastırmaya çalıştı ama çok güçlüydü.
•
He couldn't quench the feeling of dread that crept over him.
Üzerine çöken korku hissini bastıramadı.