rich kelimesinin Türkçe anlamı

rich İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

rich

US /rɪtʃ/
UK /rɪtʃ/
"rich" picture

Sıfat

1.

zengin, varlıklı

having a lot of money or possessions; wealthy

Örnek:
•
He became rich after investing in technology stocks.
Teknoloji hisselerine yatırım yaptıktan sonra zengin oldu.
•
The country is rich in natural resources.
Ülke doğal kaynaklar açısından zengindir.
2.

zengin, yoğun

containing a large amount of a desirable substance or quality

Örnek:
•
The soil is rich in nutrients, perfect for growing vegetables.
Toprak besinler açısından zengindir, sebze yetiştirmek için mükemmeldir.
•
The sauce had a wonderfully rich flavor.
Sosun harika bir zengin tadı vardı.
3.

zengin, derin

(of colors or sounds) deep and strong

Örnek:
•
The painting featured rich, vibrant blues and reds.
Tablo zengin, canlı maviler ve kırmızılar içeriyordu.
•
His voice had a deep, rich tone.
Sesi derin, zengin bir tona sahipti.

İsim

zenginler, varlıklılar

wealthy people collectively

Örnek:
•
The government should do more to help the poor, not just the rich.
Hükümet sadece zenginlere değil, fakirlere de daha fazla yardım etmeli.
•
The new tax policy will affect both the rich and the middle class.
Yeni vergi politikası hem zenginleri hem de orta sınıfı etkileyecek.