rumble kelimesinin Türkçe anlamı
rumble İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
rumble
US /ˈrʌm.bəl/
UK /ˈrʌm.bəl/
Fiil
1.
uğuldamak, gürlemek
make a continuous deep, resonant sound
Örnek:
•
Thunder began to rumble in the distance.
Uzakta gök gürültüsü uğuldamaya başladı.
•
My stomach started to rumble with hunger.
Karnım açlıktan guruldamaya başladı.
2.
kavga etmek, dövüşmek
engage in a street fight, especially between rival gangs
Örnek:
•
The two gangs agreed to rumble at the old warehouse.
İki çete eski depoda kavga etmeyi kabul etti.
•
The tension between the rival groups was about to rumble.
Rakip gruplar arasındaki gerilim kavgaya dönüşmek üzereydi.
İsim
1.
uğultu, gürültü
a continuous deep, resonant sound
Örnek:
•
We heard the distant rumble of thunder.
Uzakta gök gürültüsünün uğultusunu duyduk.
•
The truck caused a low rumble as it passed by.
Kamyon geçerken alçak bir uğultu çıkardı.
2.
kavga, dövüş
a street fight, especially between rival gangs
Örnek:
•
There was a big rumble between the two rival gangs last night.
Dün gece iki rakip çete arasında büyük bir kavga çıktı.
•
The police broke up the street rumble.
Polis sokak kavgasını dağıttı.
İlgili Kelime: