shouting kelimesinin Türkçe anlamı
shouting İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
shouting
US /ˈʃaʊ.t̬ɪŋ/
UK /ˈʃaʊ.tɪŋ/
İsim
bağırma, haykırma
the act of crying out or speaking loudly
Örnek:
•
The shouting from the crowd was deafening.
Kalabalıktan gelen bağırışlar kulakları sağır ediyordu.
•
There was a lot of shouting and commotion during the protest.
Protesto sırasında çok fazla bağırış ve kargaşa vardı.
Sıfat
bağıran, haykıran
speaking or crying out loudly
Örnek:
•
His shouting voice echoed through the hall.
Onun bağıran sesi salonda yankılandı.
•
The children were engaged in a shouting match.
Çocuklar bir bağırma yarışına girmişti.
İlgili Kelime: