sidelines kelimesinin Türkçe anlamı

sidelines İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

sidelines

US /ˈsaɪdˌlaɪnz/
UK /ˈsaɪdˌlaɪnz/

Çoğul İsim

1.

kenar çizgisi, saha kenarı

the area outside the playing field in sports

Örnek:
The coach stood on the sidelines, shouting instructions to his team.
Antrenör kenar çizgide durup takımına talimatlar bağırıyordu.
Fans gathered along the sidelines to watch the game.
Taraftarlar maçı izlemek için kenar çizgiler boyunca toplandı.
2.

kenar, dışarıda

a position of not being actively involved in something

Örnek:
He was forced to watch from the sidelines due to his injury.
Sakatlığı nedeniyle kenardan izlemek zorunda kaldı.
She decided to stay on the sidelines during the argument.
Tartışma sırasında kenarda kalmaya karar verdi.

Fiil

oyun dışı bırakmak, sekteye uğratmak

to prevent someone from being actively involved in something

Örnek:
An injury sidelined the star player for the rest of the season.
Bir sakatlık, yıldız oyuncuyu sezonun geri kalanında oyun dışı bıraktı.
The scandal sidelined her political career.
Skandal, siyasi kariyerini sekteye uğrattı.