slips kelimesinin Türkçe anlamı

slips İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

slips

US /slɪps/
UK /slɪps/

İsim

1.

kağıt parçası, fiş

a small piece of paper

Örnek:
•
He wrote a note on a small slip of paper.
Küçük bir kağıt parçasına not yazdı.
•
Please fill out the deposit slip.
Lütfen para yatırma fişini doldurun.
2.

dil sürçmesi, hata

a minor or careless mistake

Örnek:
•
It was just a momentary slip of the tongue.
Sadece anlık bir dil sürçmesiydi.
•
One small slip could ruin the entire project.
Küçük bir hata tüm projeyi mahvedebilir.
3.

iç çamaşırı, etek altı

a woman's undergarment, typically a light, close-fitting garment worn under a dress or skirt

Örnek:
•
She wore a silk slip under her evening gown.
Abiye elbisesinin altına ipek bir iç çamaşırı giydi.
•
The lace slip peeked out from under her skirt.
Dantelli iç çamaşırı eteğinin altından görünüyordu.

Fiil

1.

kaymak, patinaj yapmak

to slide unintentionally on a slippery surface

Örnek:
•
Be careful not to slip on the ice.
Buzda kaymamaya dikkat et.
•
The wet floor caused him to slip and fall.
Islak zemin onun kayıp düşmesine neden oldu.
2.

sıyrılmak, kaymak

to move smoothly, easily, or secretly

Örnek:
•
He managed to slip away unnoticed.
Fark edilmeden sıyrılmayı başardı.
•
The letter slipped through the crack under the door.
Mektup kapının altındaki aralıktan kaydı.